Abdullah Öcalan ağır esaret koşullarında, izole bir hayat yaşayan, kimseyle görüştürülmeyen, tüm haklarından mahrum edilmiş bir Kürt esiri mi?
Buna evet diyorsanız o zaman yazacaklarıma biri makul bir cevap versin. Mesela HADEP’li hevallere sorarsanız , evet, önderlik tarihte az görülmüş bir tutsaklık yaşamamktadır.
Onun için sayısız gösteri, yürüyüş, açlık grevi yapıldı. Leyla Güven isimli milletvekilinin onun için girdiği açlık grevi hâlâ hatırımızdadır. Diğer açlık grevlerini saymıyorum. “Önder Apo’nun ağır esaret koşulları”na dikkat çekmek için neler yapılmadı ki!
Pekii, madem bu adam bu derece ağır esaret altında, madem özgürlüğü elinden alınmış, madem rehin, nasıl oluyor da bir esire iradenizi teslim ediyorsunuz?
Nasıl oluyor da içerde yedi yirmi dört denetim altında olan biri biz Kürtler adına devletle pazarlık yapabilir?
Nasıl oluyor da içerde savaşa, barışa, ateşkese karar verebiliyor?
Nasıl oluyor PKK yöneticilerini karşısına diziyor, kamerayı açıp PKK yöneticilerine dükkanı kapatın, örgütü feshedin diyor?
Tüm bunları nasıl, hangi akılla izah ediyorsunuz, nasıl ikna oluyorsunuz?
Adam esirse sizin adınıza devletle ASLANLAR GİBİ pazarlık yapabilir mi?
Ya Abdullah Öcalan tutsaktır, dünyanın en ağır şartlarında içerde yatan biridir, hiçbir şey yapamaz, onu dinlememek lazım ya da hep yalan söylüyorsunuz, o aslında dünyanın en özgür insanıdır.
Hangisi?
Söyleyin hangisi? Söyleyin biz de ikna olalım!
31 Mayıs 2025

Ulas iste sorun burada, Turkiyede yasayanlarin temel sorunu okuma..Okumadan dusunmeden anlamadan masallara olan hayranligin yansimasi bu sorgusuz kabullenis. Soylediklerinin bazilarinda hakli bazilarinda haksiz olabilirsin ama dusunuyorsun muhakeme ediyorsun ve bir kararin var ki bunu herkes yapabilmeli.Bazi seyleri yanlis bilebilirsin bilmeyebilirsin bazi seyleri de en iyi sen biliyor olabilirsin ama sonucta bir emek harcamaktasin.
Iste bizim bazi sosyalistler bazi Kurt Ulusal Hareket mensuplari inanmaya daha yatkin olduklari icin hikayesel duyduklari bilimsel cikarimlardan daha etkin olabiliyor yada hazircilik..
Savas varsa eger ve savas kurallarina tabii ise taraflar zaten dediginin olmasi gerekmekte otesi abesle istigalden oteye gecmez.
Dusman elindeki komutanin emirleri dinlenmez dinlenmemeli ve statusu ve kitleler uzerondeki etkisi ne olursa olsun muhatap alinmaz alinmamali.Ama gel gor ki olay dediklerine cikiyor
Teşekkürler katkın için, sağ ol var ol Adil Abi.