İlk kez lise yıllarımda bir akrabam: “Bu bir ağıt, ama düşüncesiz insanlar bu parçada halaya kalkıyorlar, oyun oynuyorlar!” demişti.
PKK örgütünün bir üyesi olan Zeki Yıldız için söylenmiş ağıttan bahsediyorum; hani duyduğumuzda halaya durduğumuz parça.
Selim Çürükkaya “Para bulamadığımız için Zeki’yi tedavi edemedik. Böbreklerinde taş vardı, su dökerken çok acı çekiyordu. Hayri Durmuş’la aynı köydendi, Qumik köyünden. Bir çatışmada öldü Zeki”
Ardından “Bingol şewiti” isimli ağıt yakılır Zeki Yıldız için.
Bana göre sorun şurda: Bu ağıt insanları halaya kaldıracak şekilde bestelenmiş ve bu müziği duyan kendini pistte, halayda buluyor. Kanımca hata, halaya kalkanda değil bu ağıdı bu şekilde besteleyendedir. Sen eğer bu tempoda bestelersen bir ağıdı, insanlar da o müziğe göre davranır ve o anda kimsenin aklına ağıt mağıt gelmez, akla ilk gelen halaya kalkmak olur
Sonra da halay çekene sitem ediyoruz: “Bir ağıtta insan nasıl halay çeker” diye! Bunda bir tuhaflık yok mu, kabahat halaya kalkanda mı?
